Nörolojik AcillerTıp

Glasgow Koma Skalası

Glasgow Koma Skalası Glasgow Koma Skalası

Glasgow Koma Skalası Nedir?

          Glasgow Koma Skalası (GKS) 1974 yılında Bryan Jennett ve Graham Teasdale isimli iki İngiliz nörobilimci tarafından tasarlanmıştır. Nörobilim ve Psikoloji Enstitüsü üyeleri olan bu bilim insanları bu ölçeğin ilk versiyonunu Koma ve Bilinç Bozukluğu Değerlendirmesi adı altında Lancet dergisinde yayınladılar. Koma ve bilinç durumu nedeniyle her klinisyenin ya da kliniğin farklı betimlemeleri bulunmaktaydı. Bu belirsizliği gidermenin yolu ortak bir dil geliştirmek idi. Skordaki her nörolojik bileşenin hastanın prognozuna etki ettiğini belirleyen bu üç kilit noktayı bir skorlama sistemine dönüştürerek yayınladılar. 1980 yılındaki Advanced Trauma Life Support (ATLS) kılavuzunun ilk edisyonu ile hızla yayılan bu skorlama, büyük bir dönüm noktası oldu. Her ne kadar Teasdale ve Jennet’in 1978 yılında “Biz, hiçbir zaman ne hasta monitörizasyonunda ne de beyin hasarının derecesinin belirlenmesinde ya da prognostik olarak kullanılmasında tek başına GKS’nin kullanılmasını önermedik” deselerde. Birçok kişi tarafından yaygın olarak kullanıldı ve aynı zamanda da birçok eleştiriye maruz kaldı.

          Şimdi birkaç tane terimi açıklayalım yazımızın devamında ve sonunda konuyla alakalı başka terimleride açıklayacağız. Tabi ki bir sağlık profesyoneli olarak bu terimlere iyi bir şekilde hakim olduğunuzu biliyoruz.

          Bilinç; kişinin kendisinin ve çevresinin farkında olması ve yeni uyaranlara karşı uyum sağlayabilmesidir. Bilinç seviyesi doğrudan ölçülemez. Bilinç seviyesini değerlendirmek için uyarılara karşı hastanın verdiği bazı davranışsal tepkilerden yararlanılır. Bilinç durumu, nörolojik değişikliklerin en hassas göstergesidir. Uyanıklık ve farkındalık bilinç durumunun iki önemli bileşenidir.

          Uyanıklık: Uyanık olmaya ilişkin görüntüyü oluşturur. Retiküler aktivatör sisteminin işlerliğini ve onun talamus ve serabral korteksle ilişkisini gösterir.

          Farkındalık: Bilişsel mental fonksiyonları oluşturur ve serabral korteks işlerliğini gösterir. Bilincin yüksel seviyesi olup kişiye, zamana ve yere uyumu ile değerlendirilir.

 

Bilinç Düzeyi Çeşitleri

 

Bilinç Seviyeleri Göstergeleri Yorum
Tam Bilinç Uyanık; farkında; zamana yere ve kişiye oryante; yazılı yada sözlü kelimeleri anlayabilir, yazılı ya da sözlü iletişim sağlanabilir. Beklenilen davranıştır.
Konfüzyon Zamana, yere ve kişiye oryantasyonu bozuktur. Önceikle zaman, ardından yer ve en son kişiye oryantasyonu bozulur, dikkati çabuk dağılır. Genellikle hafıza güçlüğü vardır. Kolayca hırçınlaşabilir. Komutları izlemede zorlanır. Uyaranlara cevabı değişir. Halüsinasyonları olabilir. Ajitasyon, huzursuzluk, özzellikle geceleri konfüzyonda artış görülebilir. Düşme ve yaralanma riski yükseltir.

 

Sık değerlendirme ve yakın takip gerektirir.

Letarji Zaman, yer ve kişiye oryantedir. Konuşma, mental işlevler ve motor aktivetelerinde yavaşlama ve miskinlik hali mevcuttur. Ağrılı uyaranlara uygun cevabı verir. Düşme ve yaralanma riski yüksektir.

 

Yatak kenarlarının kaldırılması gerekir.

 

Sık değerlendirme ve yakın takip gerektirir.

Stupor Spontan olarak çok az hareket eder. Uyaranlar tekrar tekrar verilmez ise cevap vermez. Anlalşılmaz sesler veya göz açıp kapama hareketleri gözlenebilir. Ağrılı uyarana uygun cevap verir. Yaralanma riski yüksektir.

 

Sorumluluklarını yerine getirmez, tam bakım gereksinimi vardır.

Koma Gözler kapalı uyuyormuş görüntüsü vardır. Çevresel uyaranlara cevap vermez. Spontan hareketler yapamaz. Herhangi bir ses çıkaramaz. Ağrılı uyaranlara verdiği cevaba göre koma sınıflandırılması yapılır. Yaralanma ve aspirasyon riski yüksektir.

Tam bağımlı hastalardır. Komadki hastaya uygun bakım yöntemlerinin uygulanması gerekir.

Açık havayolunun sağlanması önceliklidir.

 

 Nasıl Hesaplanır?

          Doktorlar, bu üç faktörü değerlendirir ve her kategoride, aldıkları en iyi yanıt karşılığında puan verirler. Mümkün olan en düşük puan 3 (1+1+1) ve en yüksek 15 (4+5+6) olarak belirlenmiştir.

  • 15 oryante ,
  • 13 – 14 ise konfüze ,
  • 8 – 13 ise stupor ,
  • 3 – 8 ise perikoma ,
  • 3 ise koma olarak tanımlanır.

 

  Göz Açma
4 Puan Herhangi bir uyarı verilmeden kendiliğinde gözlerini açar.
3 Puan Normal veya yüksek sesle seslenince gözlerini açar.
2 Puan Sadece ağrılı uyaran verildiğinde gözlerini açar.
1 Puan Ağırdı uyaran verildiğinde de gözlerini açmaz.
  Motor Cevap
6 Puan “Elini kaldır, bacağını kaldır” gibi basit komutları yerine getirebilir. Eğer hemiplejisi var ise hemipleji olmayan ekstremiteden değerlendirme yapılmalıdır.
5 Puan Ağrın uyaranı lokalize edebilir ve uyaranın kaynağını uzaklaştırmaya çalışır.
4 Puan Ağrıya karşı amaçsız hareket eder ve ağrıdan uzaklaşmaya çalışır.
3 Puan Anormal fleksör yanıt veya dekortike duruş; ağrıya karşı dirsek ve bileklerde fleksiyon olurken, alt bacaklarda ekstansiyon olur.
2 Puan Anormal ekstansör yanıt veya deserebre duruş; ağrıya karşı alt ve üst ekstremitelerinde ekstansiyon olur.
1 Puan Ağrıya karşı ekstremitelerde hiç bir cevap yoktur.
  Sözel Cevap
5 Puan Yer, zaman ve kişi oryantasyonu tamdır.
4 Puan Oryantasyon bozuk, konfüzedir. Kelimeleri doğru söylemekle birlikte, verdiği cevaplar kendisine sorulan sorunun karşılığı olmayabilir.
3 Puan Çok az anlamı olan ya da hiç olmayan kelime veya vurgularda bulunur.
2 Puan Anlaşılmaz seslerle cevap verir.
1 Puan Hiç sözel cevap yoktur.

 

Bilinç Değerlendirmesi Sırasında Uyaran Verilmesi

          Sözel uyarana karşı verilen cevap ve oryantasyon, ileri serebral entegrasyonu gösterir. Başlangıçta düşük bir ses tonu ile hastaya seslenilir. Eğer hasta cevap veriyorsa daha sonra oryantasyon durumunu değerlendirmek için uygun sorular yöneltilir. Hasta, normal ses tonu ile uyarılmaya yanıt vermez ise daha yüksek bir ses ile uyaran tekrarlanır. Konuşamayan hastalar için (örneğin; endotrakeal tübü (ET) olan hastalar gibi) el yazısı veya resimlerle hazırlanmış kanlar kullanarak ya da baş veya göz kapaklarını hafifçe hareket ettirerek cevaplama gibi alternatifler denenmelidir.

          Ağrılı uyaran; hastanın sözel uyaranlara cevap verememesi ve basit komutları yerine getirememesi üzerine, motor cevaplarının izlenmesi amacı ile belirli bölgelere uygun şekilde verilen uyaranlardır. Aşağıdaki tabloda ağrılı uyaran için uygun olan ve olmayan teknikler belirtilmiştir.

 

 

  Uygun Teknikler
Tırnak Yatağına Bastırma Hastanın tırnak yatağına kalem ya da benzeri bir obje ile bası yapılır (Resim 1). Her ekstremite ayrı ayrı değerlendirilir. Bu sırada hastanın vereceği motor cevaplar engellenmemelidir. Eğer tırnak yatağına bası ile cevap alınamaz ise diğer ağrılı uyaran tekniği denenir.
Trapezeus Kasını Sıkıştırma (Çimdikleme) Trapezeus kasını çimdikleme ile tüm vücudun motor cevabı izlenir (Resim 2). Obez hastalarda uygulanması zor olabilir.
  Uygun Olmayan Teknikler
Sternum üzerine bası Sternum üzerine bası ve oyma yapılmasıdır. Özellikle sık yapılması sonucu sternum üzerinde açılmalar, yaralanmalar olabilir ve infeksiyon gelişebilir (Resim 3).
Meme başını ve testisleri sıkıştırma Bu yöntem; özellikle kafa travmalı hastalarda, frontal bölge kraniyotomilerinde veya fasiyal cerrahilerde kullanılmamalıdır.
Meme başını ve testisleri sıkıştırma Bu bölgeler, ağrılı uyaran verilmesi için uygun değildir.

 

          Pupillaların Takibi: Pupillalar da serebral hasarın belirtilerini yansıtabilir. Nörolojik muayenede pupillalar büyüklük, şekil ve ışığa reaksiyonu açısından kontrol edilmelidir. Sağlıklı bir insanın pupilla büyüklüğü 2-3,5 mm dir. Normalde her iki pupilla eşittir. Işıkta pupillalar küçülür. Bir pupillaya ışık kaynağı tutulduğunda diğeri de küçülmelidir. Işığa karşı küçülme varsa; ışık refleksi (+) pozitif yoksa (-) negatif kabul edilir.

 

 

Pupillalar Değerlendirilirken Kullanılan Terimler

İzokori: Her iki pupillanın eşit olması.

Anizokori: Pupillaların eşit olmaması.

Miyozis: Pupillanın küçülmesi.

Midriyazis: Pupillanın büyümesi.

Işık reaksiyonu: Işık tutulduğunda pupillanın küçülmesi.

Diplopi: Çift görme.

İtozis: Göz kapağının düşmesi.

Nistagmus: Göz kürelerinin istemsiz sağa-sola, yukarı-aşağı hareket etmesi.

NOT

  • Kullanılacak ışın kaynağı beyaz ışık olmalıdır.
  • İki pupil arasında ki 1,5 mm fark normal kabul edilmektedir. Bazı sağlam kişilerde anizokori doğuştan olabilir. Bu nedenle hastanın ilk muayenesinde öykünün iyi alınması gerekir.
  • Pupil muayenesi sırasında hastaya uygulanmış ilaçlar pupil büyüklüğüne ve ışığa vereceği tepkiyi etkileyeceği için dikkat edilmeli.(örn:Atropin,)

İlkyardım konusunda bilgi almak isterseniz “Genel İlkyardim Bilgileri” adlı yazı serisini okumadıysanız buradan ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Editor's choice